Güven Hissi Olmadan Organizasyon Olmaz

Bedenimizin kendini organize edebilmesi için öncelikle bir şeye ikna olması gerekir: Güvendeyim.

Peki bu ne anlama geliyor? Neden bazı günler her şey yerli yerinde hissediyorken, bazı günler en basit işler bile zorlayıcı geliyor?

Hayatta Kalma Modu: Bedenin Tehdit Algısı

Sinir sistemimiz tehdit algısındayken beden organize olmaya çalışmaz. Hayatta kalmaya çalışır. Bu durumda neler olur?

• Kaslar tutulur ve gerilir

• Nefes kısalır ve yüzeyselleşir

• Algı daralır ve odaklanma zorlaşır

Bu tepki evrimsel olarak bizi korumak için tasarlanmış. Ama günümüzde, çoğu zaman gerçek bir tehdit olmadan bu modda takılıp kalıyoruz. İş stresi, ilişki endişeleri, sosyal medyadaki sürekli bildirimler... Hepsi sinir sistemimize aynı sinyali gönderiyor: Dikkatli ol, tehlike var!

Güven Hissi Geldiğinde: İçsel Organizasyonun Başlangıcı

Güven hissi geldiğinde ise bambaşka bir şey olur. Beden artık korunmak zorunda değildir ve dinlemeye başlar. İçsel iletişim yeniden kurulmaya başlar.

Destek hissi, yerle temas, ağırlığın taşınması, yumuşak bir temas,  sinir sistemine sözel olmayan bir mesaj verir:

  "Buradayım. Tutuluyorum. Yalnız değilim."

Bu mesaj geldiğinde bedenimizde şu değişimler yaşanır:

• Kaslar gevşemeye cesaret eder

• Dokular birbirine alan tanır

• Nefes kendiliğinden derinleşir

Zorlama Değil, Destek Eklemek

Bu yüzden bazı değişimler zorlayarak değil, destek ekleyerek olur. "Daha fazla çalış, daha çok zorla, daha disiplinli ol" yaklaşımı genellikle sinir sistemini daha da tehdit moduna sokar.

Beden, güvende hissettiğinde kendini nasıl organize edeceğini zaten bilir. Bizim yapmamız gereken çoğu zaman hızlanmak değil, geri çekilmek ve bu organizasyonun olmasına izin vermektir.

Tıpkı bir bahçıvan gibi: Tohumun büyümesi için sürekli karıştırmanız gerekmez. Uygun toprak, su ve güneş sağlamanız yeterlidir. Geri kalanını doğa halleder.

Kısa Bir Güven Pratiği

Bunu pratiği herhangi bir yerde yapabilirsiniz: otururken, ayakta ya da uzanırken. Güne başlarken ve öğleden sonra tekrarlamak farkındalığınızı arttırmak için size yardımcı olacaktır. 

Adım 1: Temas Noktalarını Fark Et

Önce temas ettiğiniz yerleri fark edin. Ayaklarınız yere, bedeniniz sandalyeye, sırtınız bir yüzeye değiyorsa... Değiştirmeye çalışmayın. Sadece hissedin.

Adım 2: Bedeninizle Bağlantı Kurun

Bir elinizi bedeninizin güvenli hissettiren bir yerine koyun. Göğüs, karın, bacak ya da kollar... Neresi uygunsa.

Adım 3: Nefesi Gözlemle

Nefesinizi düzenlemeye çalışmayın. Sadece girip çıktığını fark edin. Hiçbir şeyi düzeltmeye gerek yok.

Adım 4: Onaylama

İçinizden şu cümleyi fısıldayabilirsiniz: "Şu an buradayım ve güvendeyim."

Bedeninizin buna hemen inanmak zorunda olmadığını unutmayın. Sadece bu cümleye alan açması yeterli.  Bir süre sonra belki bir iç çekiş gelir. Belki ağırlık yer değiştirir. Belki hiçbir şey olmaz. Hepsi yeterlidir.

Güven, bazen bir his olarak değil, bedenin mücadeleyi biraz bırakması olarak kendini gösterir. Ve bu bırakma, gerçek değişimin başlangıcı olabilir.

 

Back to blog