Zihin Yorulduğunda Bedenin Bilgeliği

Hayat bazen üst üste gelen dalgalar gibidir.

Yapılacaklar, sorumluluklar, belirsizlikler ve sürekli akan bilgi arasında zihin durmaksızın çalışır. Düşünceler birbiri ardına gelir. Bir konu biterken diğeri başlar. Beden burada olsa da dikkat çoğu zaman başka yerlerdedir.

Tam da böyle zamanlarda hareket etmek, esnemek ve nefes almak fazlasıyla basit görünebilir.

 

Oysa bedenle geçirilen birkaç dakika, yalnızca bedene değil zihne de dokunur.

 

Dikkat Duyumlara Döndüğünde

Dikkat yavaş yavaş düşüncelerden duyumlara doğru yönelmeye başlar. Ayakların yere temasını hissetmek, nefesin göğüs kafesindeki hareketini fark etmek, omuzların taşıdığı yükü görmek ya da omurganın hareketine eşlik etmek…

Bunlar küçük deneyimler gibi görünür. Fakat çoğu zaman zihnin aradığı denge tam da bu basit anların içinde saklıdır.

 

Beden Her Zaman Şimdide Yaşar

Zihin geçmişe gidebilir, geleceğe koşabilir, olasılıkların içinde kaybolabilir. Beden ise daima burada kalır.

Bu nedenle yoga, nefes çalışmaları, miyofasyal uygulamalar ya da bilinçli hareket pratikleri yalnızca kaslarla ilgili değildir. Aynı zamanda dikkati yeniden şimdiye davet eden birer kapıdır.

 

Bedenin içinde biraz daha fazla kalabildiğimizde içsel gürültü yavaşlamaya başlar.

 

Her Şey Değişmese Bile İçeride Bir Şey Değişir

Her şey bir anda değişmez. Hayatın koşulları aynı kalabilir. Sorunlar çözülmemiş olabilir.

Ancak içeride farklı bir şey oluşur. Biraz daha genişlik. Biraz daha yumuşaklık. Biraz daha denge.

Travma bilgili bir bakış açısından bedenle kurulan bu ilişki aynı zamanda sinir sistemine de bir mesaj taşır. Acele etmeden hissedebilmek, seçim yapabilmek, hareketi kendi ritminde sürdürebilmek bedenin güven duygusunu destekler.

 

Güven Büyük Anlarda Değil, Küçük Anlarda Kurulur

Güven her zaman büyük anlarda kurulmaz. Bazen nefesin fark edildiği birkaç saniyede, bazen ayakların yere temasında, bazen de bedenin verdiği küçük bir rahatlama hissinde ortaya çıkar.

Bu anlar birikmeye başladığında kişi yalnızca bedeniyle değil, kendisiyle de yeniden bağlantı kurmaya başlar.

 

Sessizlik bazen hiçbir şey düşünmemek değildir. Sessizlik, bedenin deneyimine yer açabilecek kadar yavaşlayabilmektir.

 

Yavaşlıkta Ne Bulunur?

Bu yavaşlıkta kalp dinlenir. Nefes derinleşir. Sinir sistemi biraz daha düzen bulur.

Ve yaşamın iniş çıkışları devam ederken, onları karşılayabilecek daha sağlam bir zemin oluşur.

Belki de huzur, hayatın kusursuz hâle gelmesi değildir. Belki de huzur, bedenin içinde yeniden kendine yer bulabilmektir.

 

Nefesin, duyumların ve hareketin rehberliğinde,

zaten uzun zamandır orada olan bilgeliği

yeniden hatırlayabilmektir.

Bloga dön