Sağlıklı ve Genç Kalmanın Yolu Neden Eninde Sonunda Sinir Sistemine Çıkıyor?
Son günlerde dikkatimi çeken bir haber vardı.
Genç kalabilmek için yılda milyonlarca dolar harcayan, yüzlerce takviye kullanan ve neredeyse her biyolojik verisini takip eden Bryan Johnson, otoimmün gastrit tanısı aldığını paylaştı.
Bu yazı onun sağlık durumuyla ilgili olmayacak elbette. Tek bir örnekten yola çıkarak neden-sonuç ilişkisi kuramayız.
Ama bu haber bana bazı danışanlarımda gözlemlediğim başka bir şeyi düşündürdü.
Bazen iyileşmeye çalışırken, fark etmeden kendi iyileşme yolumuza müdahale ediyoruz.
Her Şeyi Denediniz mi?
Modern yaşam bize sürekli daha fazlasını yapmamız gerektiğini söylüyor. Yeni bir takviye, farklı bir beslenme modeli, en son teknoloji cihazlar, gençlik vaat eden uygulamalar…
Elbette bunların bazıları doğru kişi için, doğru zamanda faydalı olabilir. Ama bazen bedenimizle kurduğumuz ilişki, onu sürekli “düzeltmeye” çalıştığımız bir mücadeleye dönüşüyor. Burada büyük bir emek var. İnsan kendini iyi hissetmek istiyor. Ağrısız uyanmak istiyor. Yorulmadan hareket etmek istiyor. Bunda yanlış olan hiçbir şey yok.
Fakat bazen fark etmeden başka bir döngünün içine giriyoruz. Her yeni yöntem arayışı, fark etmeden "Demek ki hâlâ düzelmedim." düşüncesini besleyebiliyor.
Sinir Sistemi Tehdidi Takip Eder
Peki ya beden bütün bunları alabilecek durumda değilse?
Beden sadece aldığı besinlerle değil, kendini ne kadar güvende hissettiğiyle de çalışır. Sinir sistemi sürekli alarm hâlindeyse; kaliteli uykuya geçmek zorlaşır, sindirim verimli çalışmaz, iyileşme mekanizmaları yavaşlar, kaslar gevşeyemez ve beden sürekli “hazır ol” modunda yaşamaya başlar.
Ve tehdit her zaman bir yaralanma değildir. Bazen sürekli bedeni kontrol etmek, her hissi analiz etmek, yeni bir eksik aramak, bir sonraki çözümü kovalamak da sinir sistemi için "Henüz güvende değiliz" anlamına gelebilir.
Yani sorun, kullandığın vitamin olmayabilir. Yaptığın egzersiz de olmayabilir. Sorun bazen bütün bu çabanın oluştuğu içsel zemin olabilir.
Sürekli eksik aramak, sinir sistemine 'hâlâ tehlikedeyiz' mesajı verebilir.
Miyoterapi ve Travma Bilgili Yoga Bu Noktada Buluşur
Dokular üzerindeki doğru ve güvenli temas, bedenin sürekli tuttuğu bazı koruma kalıplarını fark etmesine yardımcı olabiliyor. Bazen kişi yıllardır taşıdığı gerginliğin sadece kaslarda değil, sinir sisteminin alıştığı bir “tetikte olma hâli” olduğunu seans sırasında fark ediyor.
Bu yüzden miyoterapiyi, bedene bir şey “yaptırmaktan” çok, onun yeniden düzenlenebilmesi için alan açmak gibi görüyorum. Gençlik bazen daha çok şey eklemek değil, yükü azaltmaktır
Sağlıklı yaş almak yalnızca doğru beslenmek, hareket etmek ya da takviye kullanmak değildir. Bunların etkili olabilmesi için sinir sisteminin de düzenlenmeye ihtiyacı vardır.
Sinir sistemi regüle olduğunda nefes farklılaşabilir. Kas tonusu dengelenebilir. Uyku derinleşebilir. Sindirim daha verimli çalışabilir. Ve beden, kendini onarmak için daha fazla alan bulabilir.
Bu yüzden bazen gençleşme hissi, yeni bir ürün eklediğimizde değil; bedenin yıllardır taşıdığı gereksiz yükleri bıraktığında ortaya çıkar.
Miyoterapi, nefes, yavaş hareket ve sinir sistemi farkındalığıyla birlikte çalıştığım alan tam da burası: Bedeni zorlamak yerine onunla iş birliği kurmak.
Çünkü bazen en büyük değişim, bedene daha fazlasını yüklemekten değil; onun nihayet kendini güvende hissedebilmesinden doğar.
Bir Kitap Önerisi
Bu yazıyı yazarken aklıma Haemin Sunim'in "Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler" kitabı geldi.
Kitapta şöyle bir cümle var:
İlaç ne kadar etkili olsa da birini onu almaya zorlarsanız tadı zehir gibi gelebilir.
Bu kısmı tekrar okuduğumda iyileşme çabasını düşündüm. Ne kadar doğru bir yöntem olursa olsun, beden hazır değilken beklenen etkiyi göstermeyebilir.
Kendini güvende hissetmeyen ya da sürekli düzeltilmesi gereken bir problem gibi deneyimleyen bir beden için, en iyi yöntem bile bazen yük gibi hissedilebilir
Kitap, hızın ve çabanın içinde yavaşlamanın ne anlama geldiğini çok sessiz ve nazik bir dille anlatıyor. Beden ve iyileşme üzerine düşünürken eşlik edebilecek güzel bir okuma.

