Denge Sabitlik Değil, Esnekliktir
Dengede olmak deyince aklına ne geliyor?
Hayatın her alanının uyum içinde olması. Hiçbir şeyin fazla ya da eksik olmaması. Her şeyin yerli yerinde, sakin ve stabil olması.
Kulağa güzel geliyor. Ama beden bu tanım kadar sabit değil.
Beden İçin Denge Farklıdır
Beden bir "denge noktası"nda durmaz. Sürekli hareket eder.
Bir gün enerjik hissedersin, bir gün daha içe dönük. Bazen açık ve bağlantıda, bazen kapalı ve mesafeli. Bu değişim bir sorun değil. Bu, sistemin doğası.
Çoğu zaman dengede olmayı hep sakin, hep iyi, hep kontrol altında olmak sanıyoruz. Oysa öfkelenmek de dengedir. Ağlamak da dengedir. Zorlanmak da.
Denge, bu duyguların hiç gelmemesi değil, geldiklerinde içinde kaybolmamaktır.
Sinir Sistemi Böyle Çalışır
Sinir sistemi sabit bir yerde kalmak için değil, durumlara uyum sağlamak için vardır.
Bazen aktive olursun, bazen geri çekilirsin, bazen de sadece durursun. Denge, bu geçişlerin içinde esnek kalabilmektir.
Travma bilgili yaklaşım perspektifinden baktığımızda şunu görürüz: duygular bastırılmak için değil, yaşanmak ve ifade edilmek için gelir. Regülasyon çoğu zaman o duygunun içinden geçebildiğinde mümkün olur, ona karşı durmakla değil.
O duyguya alan açabiliyor muyum?
Yeme ile İlişkide Denge
Denge yalnızca duygularla ilgili değil. Yeme ile kurduğun ilişkide de kendini gösterir.
Ben uzun süredir gluten, şeker, süt ürünleri ve kafein tüketmiyorum. Bu benim bedenimle kurduğum bir denge. Ama bu, kendimi sıkı sıkıya kısıtladığım anlamına gelmiyor.
Bazen arkadaşlarımla bir araya geldiğimde, o anın keyfiyle bir şey yiyorum. Ve o an gerçekten keyifli olduğunda bedenim de bunu farklı karşılıyor.
Mesele sadece ne yediğin değil — hangi hâlde yediğin.
Kendini sürekli kontrol etmek bedeni de zihni de daraltır. Esneklik ise bedene alan açar. Bu fark, miyoterapi çalışmalarında da sıkça karşıma çıkıyor: bedenin gevşeyebildiği ortam, kasların ve fasyanın da açılabildiği ortamdır.
Duygular da Beslenmeye İhtiyaç Duyar
Sadece beden değil, duygular da beslenmeye ihtiyaç duyar.
Bazen bir kahkaha, bazen bir ağlama, bazen sadece biriyle kurulan gerçek bir temas… Bunlar da sinir sistemi için besindir.
Bazı günler daha açık ve regüle hissedersin. Bazı günler aynı şeyler yeniden zorlayabilir. Bu geriye gitmek değildir. Sinir sistemi, kapasite arttıkça deneyimi daha derin katmanlarda işlemeye başlar. Her zorlanan an, aslında sistemin daha fazlasını taşıyabildiğinin işaretidir.
Peki Denge Nedir?
Denge sabit bir nokta değil, bir ilişkidir.
Değişebilmek, hareket edebilmek ve tüm bunların içinde kendinle teması kaybetmemek.
Her zaman iyi hissetmek değil, her hâlinle kendine geri dönebilmek.

